Burası Türkiye, burada en olmaz dediğiniz şey de olur. Olur da bu kadarına pes doğrusu! Şu an gündemin çalkalanması, yer yerinden oynaması gerekirken, kimse bir şey yokmuş gibi davranıyor.
İddia şu şekilde:
Bir üsteğmen, bir yarbayı arayarak, PKK’lı olan kendi elemanlarının çok zayiat verdiğini, Heron’ların çok iyi tesbit yaptığını, düşürülmesi ya da koordinatların değiştirilmesini söylüyor. Yarbay da “Çaresine bakacağız.” diye cevap veriyor.
Bu iddia üzerine susmak nedir, düşünüyorum düşünüyorum ama kavrayamıyorum. Olayın iki boyutu var. Böyle bir ses kaydı var deniyor. Eğer söylenenler yalan ise, bu haberi yapanlar, terör kapsamında yargılanmalıdır. Böyle açıkça bir ihanete alet olanların affı yoktur. Eğer doğruysa, Kürt açılımıymış, terör ile mücadele de milli bir politikaymış, bunların arkasında emperyal güçler varmış, sınırdaki askerlerin yetersizliğiymiş vs. insanlar yıllarca boş boş konuşup durmuş meğer bu sorunu çözmek adına. Senin yıllarını çalmış, milli servetini heba etmiş, bunları geçelim zamanla telafi edilebilinecek şeylerdir nihayetinde; elbette en önemlisi binlerce vatandaşının kanı dökmüş, ocaklarını söndürmüş, bunları yapanlarda senin güvenlik gücünün içinde varlığını sürdürüyor ise, siz çıkıp neden bahsedebilirsiniz? Benim güvenliğimi sağlayacak adam, bu vatana ihanet ediyor öyle mi? Genelkurmay bu konu hakkında susamaz. Ya çıkıp hakkını savunacak ya da hesap verecek. Bu işle zerre alakası olan bütün generaller, değil görevden alınmak vatana ihanet suçundan yargılanmalı. Belki olay görüldüğü gibi değildir ama bu açıklama, vatandaş olarak bana derhal yapılmak zorunda. Mevcut durumda ben devletime, orduma hangi gözle bakacağım. Nasıl güveneceğim?
Bu ordu içinde cunta yapılanması gibi bir durum da değil. Darbeye elbette karşıyım ama çıkış noktasını, insanların hataya düşmeleri şeklinde değerlendirebilirsiniz. Sözü fazla uzatmak istemiyorum, sonuçta bu konuda düşüncelerim nettir ama mevzu bahis durumun ordudaki cunta yapılanmasıyla arasında uçurum vardır. Bu düpedüz ihanettir. Açıklaması yoktur. Bana sorarsanız böylelerinin katli vaciptir. Pimi çekilmiş el bombasını askerin eline verip, dört evladımızın yaşamına sebep olanın aldığı oksijen haramdır. Bu durum eşkiyadan daha aşağılıktır.
Bekliyoruz bakalım neler göreceğiz…
47 gün önce yazılmıştır.
Camii bombalanacak, egede uçak düşürülecek, akdenizde gemi batırılacak yada uçak düşürülecek falan bunlarda aynı şeyler değil mi? Ya ciddi şekilde bilinen en eski tarihlerden bu yana ordusuna sorgusuz sualsiz güvenen, gerektiğinde orduya katılıp savaşan, emek veren ordusuna bağlı Türk Halkından ordusu soğutulmaya çalışıyor, yada ordu kesinlikle curcuna olmuş kim ne yapıyor kim kimin adamı kim vatana hizmet ediyor kim vatana ihanet ediyor belli olmayan kof bir kurum gerçekten.
Kesinlikle bu haber örtpas edilip kimsenin dikkatini çekmeden örtüldü.
Nekadar garip…
Aynı şeyler ama otuz sene öncesini unutup, böyle bir şey olabilir mi diyoruz. Sağ-sol diye birbirimizi yemek, her gün can vermek bu saydıklarından daha mı basit? Ne oldu bir darbe ile kan durdu. Bunun arkasını görmek zor değil.
TSK elbette cuntacılardan ibaret değil fakat bunu söylediğin zaman hain ilan ediliyorsan, söyleyenler bu işten rant sağlayanlardır.
Ordusuz devlet olmaz, bu ordu da sevabıyla günahıyla bizim. Ama yanlışlar konuşulacak. Bu yanlışlarda on senelik yirmi senelik meseleler değil; Cumhuriyet’in öncesine dayanır.
Bu sorun da ancak bizim düzelmemiz ile ortadan kalkar. Çıkan ses kayıtlarına “Bunları kim sızdırıyor?” demek yerine “Bunları kim, nasıl söyler?” diyebilmeli, hesap sormalıyız.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15605531.asp?gid=373
bu duruma ne diyorsun
süreci etkilememek için sessiz kalmış tsk
ben yemedim ama…
“Bizim çocuklar” soruşturması üç senedir sürüyor, havanın sisli olduğunu söylemek için 21 gün bekleniyor. Ben tatmin olmadım hacı.